Škoda 130 LR, arka motorlu yapısının getirdiği benzersiz sürüş karakteriyle öne çıkar. Arka aks üzerindeki yüksek yük, özellikle viraj çıkışlarında güçlü bir traksiyon sağlar. Ancak bu avantaj, limitlerde kullanıldığında arka tarafın hızlı ve keskin tepkiler vermesine neden olabilir. Bu otomobil, sürücüsünden sürekli dikkat ve hassas kontrol ister.

Düşük ağırlığı sayesinde son derece çevik ve akıcı bir karakter sunar. Yüksek güçten ziyade momentum ve doğru çizgi üzerine kurulu bir sürüş gerektirir. Elektronik desteklerin olmaması, sürücünün araçla doğrudan iletişim kurmasını sağlar. Bu durum doğru kullanıldığında saf ve mekanik bir sürüş keyfi sunarken, hata toleransının düşük olması nedeniyle aynı zamanda ciddi bir zorluk yaratır.
Škoda 130 LR, güçlü dört çeker Grup B otomobillerine karşı mutlak performansla değil; denge, dayanıklılık ve akıllı sürüşle rekabet etmiştir. Bunun en güzel örneklerinden biri, 1986 Boğaziçi Rallisi’nde gösterilen performans ve kazanılan Genel Klasman Birinciliğidir. Zorlu koşullarda otomobilin hafifliği, mekanik sadeliği ve güvenilirliği, onu beklenenden çok daha rekabetçi hale getirmiştir.
Surprising Škoda projesinde hedefimiz, 130 LR’nin bu karakterini koruyarak modern mühendislik yaklaşımıyla yeniden yorumlamaktır. Bu otomobilin temelini oluşturan hafiflik, mekanik sadelik ve sürüş hassasiyeti prensipleri, projenin her aşamasında referans alınmaktadır.
Şasi güçlendirme, rollcage tasarımı, süspansiyon geometrisi ve motor geliştirme gibi tüm çalışmalar, aracın orijinal ruhuna sadık kalacak şekilde planlanmaktadır. Amaç, yalnızca bir restorasyon değil; 130 LR felsefesini günümüz mühendisliğiyle birleştiren gerçek bir yarış otomobili ortaya koymaktır.